RedSonja ağ günlüğü

Bir atın hikayesi

RedSonja kullanıcısının resmi
RedSonja tarafından Salı, 04/13/2010 - 22:39 tarihinde gönderildi.

Dün eniştemden dinledim bu hikayeyi. Hoşuma gittiği için paylaşmak istedim. Eniştem beni ziyarete gelmişti. Karşılıklı kahvelerimizi içerken, konu atlardan açıldı. Hafta sonu ata binmeye gideceğimi söylemiştim. Bunun üzerine bu hikayeyi anlattı bana. Eniştemin gençlik yıllarında olan bir olay.


İxtlan Yolculuğu'ndan

RedSonja kullanıcısının resmi
RedSonja tarafından Salı, 04/13/2010 - 22:19 tarihinde gönderildi.

Kızılderili yaşlı bilge diyor ki ;
- Bir avı av yapan zayıf küçük filan olması değildir sadece ne zaman ne yaptığının bilinmesidir ... !
Tavşanın ne zaman delikten çıktığı, nereye ot yemeye gittiği, ne zaman döndüğü, nasıl gittiği nasıl döndüğü, nelerde açık verdiği vs. bu onu av kılar.

ve ekliyor bizim yaşlı bilge (çömezine diyor tabiki)

-Sen de bir avsın .. insanlar bu kadar üzerine geliyor , seni rahatlıkla incitebiliyor .. seni her arkadaşın , seni her tanıyan her zaman avlayabiliyor


İngilizce için kelime ezberleme programı

RedSonja kullanıcısının resmi
RedSonja tarafından Salı, 04/13/2010 - 22:16 tarihinde gönderildi.

İngilizce kelime ezberlemek için güzel ve kullanışlı bir program buldum. Aslında sadece ingilizce için değil, diğer diller için de kullanılabilir. Çünkü içeriği siz giriyorsunuz.


Kıymetli Hazinem - Bir anım 4

RedSonja kullanıcısının resmi
RedSonja tarafından Salı, 04/14/2009 - 04:05 tarihinde gönderildi.

O gün iş çıkışı, durağa doğru yürürken yerde parlayan bir şey gördüm. Birisi yere para düşürmüştü.
Hiç adetim değildir ama içimden bir ses o parayı almamı söyledi ve eğilip aldım. Çok büyük bir para değildi.
Demir 500 lüklerden. İçimden o parayı yolda bir dilenciye veririm diye geçirdim. Durağa gelene kadar gözlerim
bir dilenci aradı. Durağa geldim, orada da hiç dilenci yoktu. Neyse dedim otobüsten inince, bizim oradaki üst
geçitte her zaman bir dilenci olur, ona veririm. Otobüse bindim. Otobüsten inince üst geçitte duran dilenciye


Kara Sinek - Bir anım 3

RedSonja kullanıcısının resmi
RedSonja tarafından Salı, 04/14/2009 - 04:02 tarihinde gönderildi.

8 yaşındaydım. Sıcak bir yaz günüydü. Yengem açık camlardan içeri giren kara sinekler ölsün diye odaya ilaç sıkmıştı,
kapıyı pencereleri kapatmıştı. İlaç kokusundan kurtulmak için dışarı çıkmak için kalktığımda, yerde debelenen
kara sineği gördüm.
Kalkmaya çalışıyor, arka ayakları yere yapıştırılmış gibi sürünüyordu. Avcuma aldım sineği ve dışarı çıktım.
Bahçedeki erik ağacının altına
kilimler serilmiş, şilteler konmuştu. Gidip oraya elimdeki sinekle oturdum. Sinek hala debeleniyordu.


Adını bilmediğim dostuma - Bir anım 2

RedSonja kullanıcısının resmi
RedSonja tarafından Salı, 04/14/2009 - 04:01 tarihinde gönderildi.

Merter'de bir firmaya gitmiştim. Bir sürü bilgisayarda, bir sürü sorun vardı. Akşama kadar
bu sorunlarını hallettim. O günün kazancını cebime koyup, firmanın kapısından çıktığımda, akşam saat 9 olmuştu. Şöyle derin bir nefes alıp keyifle, taksiye mi binsem, yürüsem mi diye yürüyeceğim yolu gözümle kestirdim. Yürümeye karar verdim. Nasılsa acelem yoktu, karnım da acıkmıştı, belki yolda bir lokanta görür yemekde yerim diye düşünerek yürümeye başladım. İçimde bir özgürlük duygusu...


Sokak Köpeği - Bir anım

RedSonja kullanıcısının resmi
RedSonja tarafından Salı, 04/14/2009 - 04:00 tarihinde gönderildi.

O sabah işe gitmek için her zamanki gibi otobüs durağında bekliyordum. Soğuk bir kış günüydü. Otobüslerin hangi semte
gittiğine bakarken, sol tarafımda, bir insan boyunda olamayacak bir beyaz kıpırtının hareket ettiğini farkedip gözlerimi
o yöne çevirdim. Gelen bir sokak köpeği idi. Bej renginde, yerden 30 cm yükseklikte bir köpek.
Öylesine zayıftı ki, sadece deri ve kemikten oluşuyordu sanki. Güçlükle yürüyor, soğuktan ve dermansızlıktan tir tir titriyordu.


Olur mu Sevgili

RedSonja kullanıcısının resmi
RedSonja tarafından Salı, 04/14/2009 - 03:58 tarihinde gönderildi.

Gördüklerini görmeyenin, aklı seninle bir olur mu
Akan suya ayağı değmeyenin, nehirden haberi olur mu
Ey sevgili
Sevmeyenin kalbi benim gibi al al olur mu

Gözyaşını akıtmayan bulut, yağmur olur mu
Yanmayan ateş, köz köz kül olur mu
Ey sevgili
Yare böyle katı inat reva olur mu.

Hayat pervasızca yanımdan geçip giderken
Ağacım sararmış yapraklarını yere dökerken
Ey sevgili
Sensiz, ölüm bana rahat döşek olur mu..

22.08.2008

Hologram ve Paralel Evrenler

RedSonja kullanıcısının resmi
RedSonja tarafından Salı, 04/14/2009 - 03:56 tarihinde gönderildi.

Önce daha önce burada bahsettim mi bilmiyorum, düşündüğüm bir örnekten bahsetmem
gerek. Özetle anlatmaya çalışıcam elimden geldiğince.

Bir oyun programı yazdığımızı düşünelim. Bu oyun programında, bütün olasılıkları hesaplıyoruz
ve oyundaki karakter ne yaparsa yapsın, yaptıgı her hareketin bir karşılıgı var. Bu programı
yazıp cd ye kaydettiğimizde, oyundaki karakterin, şimdisi, geçmişi ve geleceği hepsi aynı anda varlar.
Ben buna zamansızlık durumu diyorum. Bu cd yi, çalıştırıp oyunda play tuşuna bastığımız anda,


Zaman olmazsa düşünce de olabilir mi?

RedSonja kullanıcısının resmi
RedSonja tarafından Salı, 04/14/2009 - 03:55 tarihinde gönderildi.

Bugün aklıma takıldı böyle bir soru. Düşünce zamandan bağımsız olamaz gibi geldi. Düşüncenin olduğu yerde zaman da vardır. Öyle ise zamansızlık durumunda, düşünce de var olamaz. Tanrı zamandan bağımsız olduğuna göre (dini tanımlara göre) , Tanrı’nın düşüncesi yok mudur? Düşüncenin olmadığı yerde yaratım nasıl olabilir? Yaratımın olması için düşüncenin de olması gerekir diye düşünüyorum.